Yorum: Emily Bronte – Uğultulu Tepeler

okudumbitti📚 

@okuyan_kadinlar_kulubu ile okuduğumuz #heraybirdünyaklasiği etkinliğinde bu ay Uğultulu Tepeler eski adıyla Rüzgarlı Bayır’ı okumuş bulunuyorum. 

Klasikleri alırken özellikle tam metin çağdaş çeviri gibi kıstaslara bakarak alıyorum. Bu açıdan Martı Yayınları çevirisini seçmiş ve 5-6 kitap almıştım daha önce. Bu okuduğum ikinci Martı Yayınları klasiği idi. 

Uğultulu Tepeler’e gelince. Kitap olduğu gibi Heathcliff ve onun bitmek bilmez intikam planı, bunu uygulayışı üzerineydi. Heathcliff orta düzeyde geliri olan bir adamın çiftliğinden kalkıp şehre gittiğinde sokaklarda bulup getirdiği bir çocuk. Bu adam hayatta olduğu sürece iyi bakılıyor ama adamın çocukları onu kıskanıyor ve erkek çocuğu Hilden biraz fazla üstüne gidiyor. Tabi burada ailenin bu durumu görmesi ve hepsini uzlaştırması güzel olurdu ama o zamanda gotik aşk romanı olamazdı elimizde. 

Heathcliff evin kızı Catherine’in en iyi arkadaşı oluyor ve gizliden birbirlerine aşık oluyorlar. Ama bunu söylemek yerine kız zengin biriyle evlenme planları yapıyor ki bu Edgar. Bunu duyan Heathcliff alıp başını gidiyor ve zengin biri olarak dönüyor. Paranın kaynağı belli değil. 

Heathcliff Catherine, onun doğmamış çocuğu, Edgar, Hilden, onun çocuğu… herkesten nefret ediyor ve intikam planı içinde onlardan intikam alıyor. 

Kitap evde yaşayan bir hizmetçinin ağzından anlatılıyor. Sadece bir anlatıcı değil zamanında olayları birebir yaşamış hatta müdahale etmek isterken eline yüzüne bulaştırmış.

O kadar uzun uzun anlatmış ki sanıyorsunuz karakterler 60 70 yaşına geldi. Bir bakıyorsunuz 39. Tabi bu yaşananların uzunluğu erken yaşta evlilikten kaynaklanıyor. Edgar Catherine evlenme teklif ediyor. Sonra kitap bitince hesap yapıyorsunuz 17 yaşında filanmış çünkü 3 yıl sonra evleniyorlar 1 yıl sonra çocukları oluyor, onların çocukları evleniyor adam zaten 39 yaşında ölüyor. Yani bahsedilen karakterlerinde öyle büyük yaşları yok. 

Not: Kitap 500 sayfa idi anlatım akıcı olduğundan bitirebildim. Yer yer sıkıldığım oldu ama.

Not: Fotoğraf çekerken çok üşüdüm. Rüzgarlı bir bayırda çektim😄. Kitap rüzgardan sık sık düştü. 

Yer: Kırklareli kırsalı. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s